Vitrin

Hakikat bir Güneştir O da kendini gizledi

İZMİR SUİKASTI 19 Mayıs 2010

Filed under: Gizlenen Atatürk — Maxtouch @ 13:45
Tags:
Cumhuriyetin en zor ve çözülmesi imkansız gibi gözüken 1926 yılı ve aynı yıl yaşanan İzmir suikastı olayı hakkında gerçeklere ulaşmak imkansız gibi… Ama resmi tarihe inanmamı da beklemeyin.. Yazdıklarım olasılıktan öteye gitmeyecek..

İzmir suikastı Cumhuriyet tarihini derinden etkileyen bir gelişme olarak tarih sayfalarımızda yerini alırken, oluşumu ve gelişimi itibariyle Gaziye karşı bir suikast girişiminden çok ittihatçılar arası bir hesaplaşma gibi duruyor. Hesaplaşma demekte pek doğru olmayacak açıkçası merkezi ittihatçıların kendileri için tehlike arz eden ve yeni bir oluşum kurmaya çalışan bazı ittihatçıları tavsiye harekatı olarak değerlendirmek daha sağlıklı olacak.

Peki merkezi ittihatçılar kimlerdi? Atatürk olamaz çünkü o ittihatçı değildi.. 31 Mart olayından sonra ittihatçılardan görüş ayrılığı sebebiyle ayrılmıştı. Şimdi İzmir suikastı davasında asılanlardan Cavit bey ve dr nazımın ifadelerine bakalım:

Eski Maliye Nazırı Cavit Bey: Yurtdışında Talat Paşa ile görüştüğünü, Enver Paşa’nın Anadolu’ya geçme ihtimali üzerine, Talat Paşa’ya mektup yazarak bunu önlemesini söylediğini belirtti.

Dr.Nazım: Cavit Bey’in evindeki toplantılardan birine katıldığını ancak ülkedeki siyasi ortam yüzünden Mustafa Kemal’e muhalefet yapma olanağının bulunmadığını gördükleri için siyasal parti kurma girişiminde bulunmadıklarını söyleyen Nazım da suikastla ilişkisini kesin dille reddediyordu

(Dr. Nazım ittihat ve tarakki’nin en önemli teorisyeni olan ahmet rıza ile birlikte pariste jön türk propagandası yapmış ve cemiyetle paris kolu arasında bağlantıyı sağlayarak ittihatın avrupada etkinliğinde önemli rol oynamıştır. ahmet rıza’nın çıkardığı ittihatçıların en önemli yayın organlarından biri olan meşveret gaztesinde ara sıra yazılar yazmış ve türkçülük teorisinin en ateşli savunucularından biri olmuştur. başlangıçta ittihat ve terakki’nin tüm faaliyetlerinde ana belirleyici olan “merkez komitesine” katılarak aktif görevde bulunmayı reddetmiş fakat enver ,talat, cemal üçlüsü gibi cemiyet hiyerarşisinde alt sıralarda olmasına rağmen kısa sürede yükselenleri görünce bunun cemiyet prensibine aykırı olduğunu savunarak perde arkası ittihatçılıktan kurtulmaya çalışmış fakat enver,talat,cemal üçlüsünün siyasi çalımlarına boyun eğmek zorunda kalmış ve ancak bakanlığa kadar yükselebilmiştir. hürryet ve itilaf fırkası gibi muhalif partiler’in savunduğu “ittihatçıların gizli gündemi var” söylemlerinden en fazla nasibini alan ve partiyi komitacılıkla suçlandırdığı için cemiyet içinde en fazla eleştiri alanlardan biridir.

Yukarıdaki iki ifadeden de anlaşılacağı üzere İzmir davasında asılanlardan Atatürkten çok Talat Enver ve cemal paşaların yeni cumhuriyetteki uzantıları rahatsızdı. Dr. Nazımı ülkeye getirten de zaten Mustafa Kemal Paşaydı.

Sanıldığının aksine 1926 idamları son ittihatçıların tavsiye harekatından çok yurt dışına kaçan Talat Enver ve cemal paşanın yurt içinde tekrar örgütlediği kabuk değiştirmiş ittihatçılarca asılmış olmalılar. 1922 yılında şayet Enver Paşa yurt içine girmiş olsaydı. Bir çok aklı selim görüşe göre Atatürkün etrafında birleşen tüm ittihatçılar tekrar Enver paşanın yanında yer alarak Mustafa Kemali yalnız bırakacaklardı. Benim düşünceme göre ise bu ihtimali bilen Atatürkün gizli yandaşlarıyla ittihatçılar arasında henüz savaş sürerken kapışma yaşanacaktı. Bunu Enver Paşada bildiği için Anadoluya girmemiş işi zamana yayarak savaşın bitmesini beklemişti. Bu arada boş durmamış ve başta ismet paşa gibilerini zaman içinde kendi tarafına çekmeyi başarmıştı. Sakın Enver Paşa öldü demeyin bence buda oyunun bir parçasıydı..Bu benim düşüncem enver paşa ölmüşse onun bir yakını bu yapılanmayı yönetmiş olmalı .. Bu yeni yapılanma içinde tam olarak kimler olduğunu bilemiyoruz. Ama kuvvetle muhtemel Enver paşanın has adamı İsmet paşa bu yapılanmanın içindeydi ve siyasi kanat sorumlusuydu. Nasıl ki 1925 yılını anlattığımız gibi Atatürkün siyasi manevra alanı İnönü ve çevresince etkisizleştirilmişse, ordu içerisinde de hakimiyet kavgası devam ediyor, İzmir suikastı davasıyla yargılanmak istenen Kazım Karabekir Ali Fuat Cebesoy Refet Bele gibi paşalar Mareşal Fevzi Çakmakın girişimiyle bu yargılanmalardan kurtuluyordu. Ordunun içinde bu paşaların yargılanmalarına karşı özellikle genç subaylar tarafından başkaldırıların yaşandığını biliyoruz. Bu subayları örgütleyende tahminimce Fevzi Paşaydı. Aslında perde arkasında paşaları kurtaran Atatürk olmasına rağman Fevzi paşa onu karıştırmadan bu başkaldırıyı usta bir manevrayla düzenlemiş olmalı.. ve bu yüzden İsmet paşa kendisini hiç sevmemiş ve ordu içindeki etkinliğinden dolayı hep Fevzi paşadan korkmuştu. Sonuçta Kazım Karabekir gibi paşalara dokunulamamış fakat paşaları savunan subaylar ve diğerleri özellikle Fevzi Çakmak Paşanın ölümünden sonra hızlanarak ancak 1960 yılına kadar tasviye edilebilmişlerdir.

En önemli soru şu İzmir suikastı Atatürke destek veren ittihatçıların tavsiye harekatı ise bu tasviye emrini kim yada kimler vermişti. İsmet Paşamı? Zannetmiyorum. O kadar cesaretli biri değildi. Özellikle ordu içerisinden çok büyük destek almadıkça böyle bir komploya asla kalkışacak mizaçta değildi. Çünkü çok temkinli bir insan olarak tanınır. O taktirde orduya hakim olan Atatürk aleyhtarı bu gücün kaynağı neydi. Tabiî ki ittihatçı subaylar. Peki başında kim vardı.? Tabiki Enver Paşa yada bir yakını Kendisi nerede olabilir? Atina büyük ihtimal.. belkide ABD yada İngiltere..

İzmir suikastından sonra İttihatçılar yani Enver Paşacılar ve İnönücüler ile Atatürk-Fevzi Paşacılar taraftarı genç subaylar arasında mücadele devam etmiş Fevzi Paşa Atatürkü yakın korumasına almıştır. Fakat anladığımız kadarıyla etrafındaki hainle tarafından yanlış bilgilendirilmesine ve zehirlenmesine mani olamamıştır.

Tabiki bunlar kuvvetli varsayımlar bilemiyoruz.. fakat net olarak bildiğimiz asılanların ittihat ve terakkiye karşı oldukları…

About these ads
 

One Response to “İZMİR SUİKASTI”

  1. gürsel başdemir Says:

    1960 da asılanlar izmir suikastında asılanlar birbirinin devamı olan hesaplaşmalar olabilir burada karakaşi kapani çekişmesi varmıdır asılanlar sabataycıların hangi koluna mensuptur buradan bir iz sürülebilir


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.